Sungurlu'yu Seviyoruz...

Ana Sayfa

 
  Sungurlu da görülecek çok yer, tadılacak çok lezzet var.
  Demirşeyh Türbesi
  Kilise (Eski Karakol)
  Nöbeti Baba Türbesi
  Taş Köprü
  Eski Hamam
  Ulu Camii
  İlçemizin sembollerinden olan Saat Kulemiz
Arşiv >>  
Anadolu’nun birçok bölgesi gibi bu bölge de ilk çağlardan beri gelmiş geçmiş çeşitli kültür ve medeniyetlerin izlerini taşır. Yörede ilk yerleşmeler Kalkolitik dönemde (M.Ö. 3000) olmasına rağmen, uygarlığın gelişmesi daha sonraki yıllarda olmuştur. M.Ö. 1800-1200 yıllarında Anadolu’da yaşayan yerli kavimlerden Hattiler bu bölgeyi önemli bir yerleşim merkezi haline getirmişler, Hititler ise Hattuşaş’ı (Boğazköy) başkent yapmışlardır. Asurlu tüccarların yapmış olduğu “Karum” denilen iş merkezinin burada kurulması, Karadeniz, Akdeniz ve Ege havzasının Kuzeydoğu Anadolu ile İran Yaylasına bağlanan ve tarihte Kral Yolu olarak bilinen, ünlü ticaret yolunun da buradan geçmesi bölgenin önemini iyice arttırmıştır. Tarihi Kral Yolu’nun tabiat şartları etkisiyle, bölgede hangi güzergahı takib ettiği bilinmemekle beraber bazı ipuçlarından yola çıkarak, Sarıkaya Köyü’nün doğusunda Hacıbağ, güneyinde Dutluk (Öteyüz mevkii), Müdü Köyü’nün güneybatısında bulunan Karice’nin Gedik mevkiinden geçmiş olması muhtemeldir.
Değerli Sungurlu'lu Hemşerilerimiz; İnegazili Köyü Derneği Olarak Web Sitemizi Yenilemiş Bulunmaktayız. Web Sayfamızı ziyaret ederek köyümüz hakkında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. http://www.inegazilikoydernegi.com İnegazili Köyü Tarihçesi Bir söylentiye göre ismini, İğneligazi adında bir terziden almıştır. Geçmiş zaman tarihde İğneligazi'nin tokuşbaba ile savaş halinde oldugu aktarılmıştır. Bu iki zat şimdi ki adı Tokuş olan mevkide karşılaşmışlar ve iğneligazi'nin bu mevkide Tokuş babayı öldüğü söylenmektedir.
Akpinar köyü, Ankara-Samsun yoluna 2 km, Sungurlu'ya 18 km uzaklıkta tepeler arasına, bundan 100 yıl önce kurulmuştur. Budaközü çayı, Akpınar köyü toprakarı içinden, Ankara-Samsun yoluna paralel olarak geçer. Köy, tarım kooperatifi, sağlik ocağı, ilk okulu ile örnek köy olarak faliyet gösterirken, tarım politikaları göçü doğurmuş ve bugün nüfusu 203 lere kadar düşmüştür. Bir zamanlar yakın köylerin bile çekim merkezi iken bugün gittikçe erimiştir. Son yıllarda köye dönüşte, yeniden bir hareketlilik yaşansa da, özellikle yetişen yeni nesili, köyde tutmaya yetmemiştir. Yaz aylarında, hasat zamanında 2 aylık bir dönemde nüfusunda artış olsa da bu sadece geçici bir artıştır. 2000'li yıllarda Sungurlu'ya yapılması düşünülen organize sanayi bölgesi için, köyün kuzey doğusuna düşen kesimdeki (Sungurluya yakın bölümdeki ) toprakları istimlâk edilmiştir.
Leblebi nohut işlenerek elde edilir. Özellikle kırmızı nohutlar özel fırınlarda kavrulur ve 3 kez tavlama (ısıtma) işlemi yapılarak son olarak nohutlar kurutulduktan sonra leblebi elde edilir. Nohutlar fırınlarda kavrularak ısıtıldıktan sonra bir alana serilirler ve kurumaya bırakılırlar. Kuruyan leblebiler tekrar ıslatılır ve son olarak tavada ısıtıldıktan sonra kabukları çıkarılır. Bu işlemler sırasında ikiye ayrılarak bölünen nohutlar ‘kırık leblebi’ adını alırlar. Bir kez daha kavrulursa ‘çifte kavrulmuş leblebi’ adıyla anılır. Son olarak çeşitli aromalar katılarak tuzlu, şekerli, karanfilli , çikolatalı haline getirilerek tüketime sunulur.
Madımak Anadolu’nun çoğu bölgesinde bahar gelince doğada kendiliğinden yetişen, genç sürgünleri yenilen bir yabani ottur. Toprak üstüne yatık sürünücü sert gövdeli, yeşil yapraklı ve çok yıllık otsu bir bitkidir. Orta Anadolu mutfağında yaygın olarak kullanılan madımak göçlerle şehirlerde de en bilinen ve en çok rağbet gören yabani otlardan birisi olmuştur. Bahar yağmurlarıyla birlikte Nisan ayında toplanmaya başlar. Toplanması ve ayıklanması biraz zahmetlidir, ancak sevilerek tüketilen lezzetli ve sağlıklı bir ottur. Peki yemeği nasıl olur?
Köyün 1 km. uzaklığında bulunan tuzla Osmanlı döneminde vakıf olarak işletilmekteydi. Köyün aşağısında bulunan Ören olarak isimlendirilen arazide zamanında ermenilerin yaşadığı tahmin edilmektedir. O bölgede bulunan bataklıktan yayılan sıtma hastalığı köyde salgınlara neden olmuş ve birçok kişi ve ailenin başka köylere göç etmesine sebeb olmuştur Göç eden aile ve kişiler. Bunalan köyündeki Fakıllı ailesi Mahmatlı köyündeki Ağçaer ailesi. Çorum ilinin Boğazkale ilçesine bağlı Yazır köyü halkıda bu sebebten dolayı köyden göç etmiştir.